Olmasaydı sonumuz böyle!

Olmasaydı sonumuz böyle!

Feyza Dursun

Ve hayat kapıyı çarptı yüzüne insanlığın... Dert çok, lakin derman arayan nerede ki biline.
Bir zamanlar kardeşlik güzeldi, kimileri dünyanın sefasını sürerken, kimileri cefasını çekerek kardeşti.
Dertler birikirdi, bir yerlerde toplanıp hasbihal etmekti derman oysa...

Bir asırlık küçük bir topraktan, koca bir çınar olmuştu yaşadığımız topraklar. Kökleri imandan beslenen, ahde vefaydı çınarı diri tutan. Bir imparatorluktan küçük bir devlet halini alan, içten içe beslenen, nefret ve kin tohumlarıydı anlaşılamayan. Her ne kadar düşmanı dışımızda bilsek de, asıl düşman içimizden çıkanlardı. Biz içimizde kardeşliği diri tutamayınca dışarıdaki düşmanlarımız bizim bu zaafımızdan yararlanarak içimizdeki düşmanlarla önce kardeşliğimize, sonra vatanımıza kast etti. Dede Korkut ne güzel söylemişti: "Hain içerden olunca kapı kilit tutmaz oğul, halk içinde bozgunculuk yapan haindir oğul!" Bizler bozgunculuk yapanı görememenin gafletini hep acı çekerek öğrendik.

İnsan nisyandan gelmiştir, yani unutmaktan. Ne çabuk unuttuk yaşadıklarımızı, ne darbeler gördük, ne yokluklar çektik. Ölümler ansızın çaldı kapımızı, alimlerimiz ve dava sahibi olanlarımızı aldı götürdü adı idam olan. Bizi diri tutan derdimizle hemhal olmaktı o zamanlar. Gün geldi, sene 1997, darbelerden uzaklaştığımızı düşündüğümüz zamanlarda bir tokat gibi suratımıza çarpan kış soğuğu ile 28 Şubat post-modern darbesi. Yine huzurumuza birileri göz dikmiş ve yine piyonları ile ülkemizin birliğine kast etmişti. Oyun aynı, oyunculardı değişen. Tarihten ibret alınmamış ve tekerrür etmişti. O zamanlar bir ruh vardı, iman dolu bir nesil geliyordu ve o ruh sindirildi. O yürüyüş durduruldu. Kanadı bir yanımız, acıdı kalbimiz!.. Her birimiz kendi duası ile doğacak sabah için el açtı Yaratan’a. Yıl 2002 ve o dua muhafazakar ve demokrat bir partinin tek başına iktidara gelmesi ile kabul oldu.

Bir umuttur yaşamak insanoğlu için. Umutlar tükendiğinde bir muştudur insanı acziyetinden kurtaran. Her şey bitti derken, başlayan şeylerde fedakarlık gerekir. İşte böyle bir zaman diliminde bu vatan yeni bir başlangıçla dünyaya meydan okudu. Çünkü kaderin üstünde de bir kader vardı, Batı’nın anlamadığı. İnişli çıkışlı süreçler yaşandı. Yıllarca hayal edilenler gerçek oldu. Bazen bir fırtına, bazen bir tatlı rüzgar yaşadı bu vatan. Ve ansızın bir kar, boran geldi hepimizi dehşete düşüren. Tarih 15 Temmuz 2016, bir darbe, eşi benzeri görünmeyen. Çünkü bu kardeşin, kardeşe açtığı savaştı. Aynı vatanın evladı satılmış, öz yurduna ihanet etmişti. Hoca deyip peşine takıldıkları insan yüzünden vatana ihanet eden bir insan topluluğu... Ne yazık ki bu insanlar kimimizin babası, annesi, kardeşi ve evladıydı. Ne yazık ki bu yapılanma ayrılık gayrılık düşürdü aramıza. Bir vatanda ayrıldık bir hiç uğruna. Aynı evde, aynı mahallede, aynı sokakta düşman olduk. Bir darbe ve sonunda kardeşlik depremi.
Bizler aynı dinin mensubu kardeşken yine din adına uydurulan bir yapı yüzünden ayrıldık. Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.), "Sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız" hadisini unutan bu insanlar yıktılar düzenimizi. Kardeşlik bir yüktür sanıyorduk, bir kambur oldu sırtımızda. Bunları ne kefeye koysak, onlara ne söz söylesek az. Yine ellerimiz açık, Yaratan’a dua etmek tek çaremiz. Zor zamanlar bir avluda doğan kardeşlikten vatana kast eden hainlik olmamalıydı bunun adı. Darbe yapanlar şunu hiç anlamadılar, bu ülke haine vatan olmaz. Bu vatan davası için dar ağacında asılanların ülkesi. Bizi kardeş bilmeyip kendi aralarında kardeşlik kuran insanlardı vatana kast edenler. 1997’de yapılan darbeyi savunanlar kardeşlik bağlarını yıktılar ve gün geldi, sene 2016, kendi darbeleri ile hem vatana, hem kardeşliğe ihanet ettiler.

Ve tarih yazılıyor bir ihanetin gölgesinde, dünya yapılanlara seyirci... Biz aynı topraklarda birlikte tarih yazacağımız insanlardan ihanet gördük. Rabbimiz bizi vatan ve milletine ihanetle imtihan etmesin. Kardeşliğimiz biatimiz olsun.


“Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır."

 
 
Gönder
Facebook'da Beğen