“Haydi Türkiye, Medineliler gibi muhacirlere ‘ensar’ olalım”

İstanbul’da çeşitli üniversitelerde öğrenim gören şuurlu, insanlık onurunu kavramış 25 genç, bombaların, katliamların, açlığın pençesinden kurtulan Suriyeliler için “manevi” yardım kampanyasına imza attı.

“Haydi Türkiye, Medineliler gibi muhacirlere ‘ensar’ olalım”

ALİCAN TİRYAKİ / ÖZEL HABER

Koca yürekli gençler, Türkiye’nin Müslümanlar’ın lideri olduğunu vurgularken, hicret zamanında Medineliler’in ensarlığını örnek göstererek, 79 milyona “Destek” çağrısı yaptı. Gönüllü üniversite öğrencileri, başlattığı “Bir kardeşim olsun” projesi ile “Ensar ve Muhacir Birliği”nin sadece sözden ibaret olmadığını, Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim’de kardeş ilan ettiği Müslümanlar arasında yardımlaşma ve dayanışmanın her asırda devam edeceğini gösterdiler. Cihat ve yardımlaşma şuurunu kazanmış öğrenciler, Suriye’de diktatör Esed, Pers hayali peşinde koşan İran, Rusya ve terör örgütlerinin zulmünden bin bir zorlukla kaçanmuhacir kardeşlerimize ‘ensar’ sorumluluğu ile yaklaşarak, dünyaya adeta insanlık öğretiyor. Yaptıkları bu etkinliklerle çocukların eğitim alanında gelişmesini sağlayıp onlara birer rol model olmak istiyorlar. Bu proje kapsamında İstanbul Bahçelievler Medical Park Hastanesi’nde hizmet veren ve Suriyeli muhacirlerin tedavilerini üstlenen Uzm. Dr. Hayri Gözlükgiller ve projenin koordinatörlüğünü üstlenen Celime Küplemez, “Ensar, muhacir ilişkisinin” önemine yönelik olarak Diriliş Postası’na çarpıcı açıklamalarda bulunurken, insanoğluna da önemli mesajlar verdi.

“Manevî terapi yapıyoruz”

Projenin koordinatörü Galatasaray Üniversitesi İşletme Bölümü öğrencisi Cemile Küplemez, “Muhacirler için ne yapabiliriz?” sorusuna yanıt aramak üzere bir araya geldiklerini, maddi yardımlaşmalarla yaraları sarılmaya çalışılan muhacirlere, manevi destek sağlamayı amaçladıklarını aktararak, “Birçok farklı üniversiteden ve birçok farklı bölümden arkadaşlar bu işe gönül verdik. Birçok yardım kuruluşu ve STK, gerekli maddi ihtiyaçları karşılıyorlardı. 'Biz de çocukların manevi ihtiyaçlarını karşılayalım' dedik. Aileleri şu an tam olarak onlarla ilgilenemiyor. Bu süreçte çocuklara rol-model olalım istedik.Onların eğitim, sağlık, ev koşullarıyla ilgilenmeye gayret ediyoruz, aynı zamanda iki haftada bir pazar günleri hepbirlikte etkinlikler düzenliyoruz. Çocukların eğlenebileceği, öğrenebileceği çocukluklarını yaşayabileceği bir ortam oluşturmaya çalışıyoruz. Geçtiğimiz mart ayından itibaren parmak boyası etkinliği, tiyatro, Miniatürk gezisi, Gazenferağa Medresesi’nde piknik, keçeden kukla yapımı, ebru yapımı gibi etkinlikler yaptık” diye konuştu.

“Çocuklara kardeşliği öğretiyoruz”

25 koca yürekli üniversite öğrencisi Suriyeli çocukların eğitim ihtiyacına da kayıtsız kalmadı. Ulaştıkları, temasta oldukları Suriyeli çocuklara Türkçe eğitimler vermeyi hedeflediklerinin bilgisini paylaşan Küplemez “Biz Üniversiteli gençler olarak Suriyeli kardeşlerimize Türkçe eğitim vermeye çalışıyoruz. Konuşma anlamında birebir eğitim veremesek de pratik yapmalarını sağlıyoruz. Nasipse, önümüzdeki dönemde Türkçe derslerine başlayacağız. Bununla ilgili bazı dil eğitim uzmanları ile görüştük. Kardeşlerimizin Türkçe okuma ve yazmada sıkıntıları oluyor. Şuanlık konuşmalarında herhangi bir sıkıntı yok.Aynı zamanda Türk ve Suriyeli çocuklara kardeşliği öğretmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Küplemez, ayrıca “Psikologlara ihtiyaç duyuyoruz” diyerek, gönüllüçalışabilecek psikologları göreve davet etti.

“Belediyelerden destek bekliyoruz”

Mazlum Suriyeliler için daha fazla etkinlik düzenlemeyi planladıklarını aktaran Küplemez, belediyeler ve hayırsever işadamlarının elini taşın altına koyması gerektiğine vurgu yaparak sözlerini şöyle sonlandırdı: “Manevi açıdan ne kadar yardımcı olabilsek de maddi açıdan bizi zorlayabiliyor. Bu yüzden bizi destekleyecek kurum ve kuruluşlara ihtiyacımız var. Örneğin belediyeler bize servis veya tiyatro etkinliği için bilet sağlayabilir. Özellikle belediyeler için kolay olabilecek şeyler bizim için çok zor olabiliyor. Bu konuda belediyelerden destek bekliyoruz. Şuanda hiçbir yerden destek alamıyoruz. Bu konuda birlikte çalışma yapıp hep birlikte yardımcı olmak istiyoruz. Özellikle kapısı penceresi olamayan ailelerin evleri var, bu ailelere biz maddi olarak yardım edemiyoruz. Bu konuda belediyelerden yardım bekliyoruz.”

“Bizim de başımıza gelebilir”

Muhacirlerin tüm muayene ve tedavilerini üstlenerek örnek bir davranışa imza atan Uzm. Dr. Hayri Gözlükgiller ise ensar ve muhacir dayanışmasının kalıcı olması gerektiğini söyledi. Toplumda Suriyeliler’e yönelik nefret söyleminde bulunanlara sert tepki gösterenGözlükgiller, Suriye’de yaşanan insanlık dramının diğer ülkelerde de yaşanabileceği yorumunda bulunarak toplumsal duyarlılık çağrısı yaptı. Gözlükgiller, açıklamasında,“Aslında bakarsanız bizimde gidecek yerimiz yok. Suriyeli kardeşlerimize sahip çıkmaya çalışıyoruz esasında. Birçok insan da bunun isyanlarını görüyorum. Bazı insanlar ‘Suriyeliler’eniye bu kadar para harcanıyor?’ diye soruyor ama ben hep aynı şeyi söylüyorum ‘Bir gün bizim de başımıza gelebilir. Bu konuda empati yapmamız gerekiyor. Şöyle düşün; Halep’i görüyorsun, Halep dünyanın en büyük ticari merkezlerindendi. İstanbul’a eşdeğer düzeyde bir ticari merkezdi. Halep’in imarı için 35milyar dolar gerekiyormuş. Aynı şey bizim başımıza gelse Suriyeli kardeşlerimiz de bize yardım edeceklerine inanıyorum. Çünkü Suriyeli kardeşlerimizde çok yardımseverler. Bizler onlar için elimizden geldiğince yardımcı olmak zorundayız.” ifadelerine yer verdi.

“Türkiye, Müslümanlar’ın umudu”

Türkiye’nin terör örgütlerinin saldırısı altında olduğunu vurgulayan Hayri Gözlükgiller, buna rağmen İslam âleminin, mazlum milletlerin bu kutlu topraklara, Türk milletine umut bağladığını dile getirdi. Gözlükgiller şöyle konuştu: “Krizde olduğumuz şu dönemde moralimizi yüksek tutup Suriyeli kardeşlerimize yardımcı olmak zorundayız. Sosyal yaşamdan kopmadan Suriyeli kardeşlerimizle birlikte mücadele etmeliyiz. Terör olayların en büyük nedeni Türkiye’nin birlik beraberliğini bozmak adınadır. Türkiye’nin güçlenmemesini ve Müslüman ülkelere yardım etmemesini sağlamak amacı ile Kayseri’de Beşiktaş’ta bombalar patlatıyorlar. İnsanlara korku aşılamaya çalışıyorlar. Bizde korkmuyoruz ve günlük hayatımızı devam ettiriyoruz. Şu anda Suriye’de ölüm hayatın gerçeği. İnsanlar en yakınları dahi ölse ayağa kalkıp hayatlarına devam etmek zorundalar. Üzülmeliyiz ama günlük yaşantımıza da devam etmeliyiz çünkü bizler umutsuzluğa düşersek Müslüman ülkelerdeki insanların yardımına kimse koşmaz.”

Şuurlu gençlere ihtiyaç var

İhtiyaç sahibi, yurt hasretiyle yanıp tutuşan Suriyelilere yardım eli uzatan 25 üniversite öğrencisine erdemli davranışları nedeniyle teşekkür eden Gözlükgiller, 79 milyonun tamamının aynı şuura sahip olması temennisinde bulunarak, “Burada da Suriyeli kardeşlerimize yardımcı olmak amacıyla yardım etmeye çalışıyoruz. Biliyorum yetmez ama elimizden geldiğince yardım etmeye devam edeceğiz. Proje ile ilgilenen arkadaşlar altın gibi gençler kendi yaşıtları AVM’lerde gezip takılırken onlar bu işe gönül vermiş kişiler ve bu yüzden onları tebrik ediyorum. Ülkemizin bu tarz bilinçli gençlere ihtiyacı var. Onlar da kafelerde, sinemalarda vakit harcayabilirlerdi. Ancak onlar ‘ensar’ olmayı tercih ettiler.” mesajını verdi.

Ensarlığın anlamını bilmiyoruz

‘Suriyeli karşıtı” karalama kampanyalarını yürütenlerin hem insanlık onurundan hem de Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (sas) ensarlık öğretilerinden, ensarlara yönelik müjdelerinden bîhaber olduğunu belirten Gözlükgiller, ensarlığın kendileri için büyük bir gurur kaynadığı olduğunu ifade ederek, “Öncelikle insanlarımız ensarlığın ne olduğunu bilmiyorlar. Bizim ilk hedefimiz ensarlığın ne olduğunu öğretmek olmalı. Öncelikle Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sas)hicret gerçekleştiğinde Mekke’den Medine’ye göç ettiğinde her aileye bakma zorunluluğu getirmiş. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sas) ‘Malınızı, evinizi, eşyanızı bölün’ demiş. Herkese, Bir aile ise malının yarısını, üç aile ise 3’te birini vermelerini istemiş. O dönemde savaşta Müslümanlar büyük bir ganimet elde etmişlerdir” dedi ve sözlerini şu şekilde tamamladı:“Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (sas) insanlara teklifi şu olmuş; ensarı toplamış ve demiş ki ‘isterseniz bu ganimeti hepinize bölüştüreyim siz bakmaya devam edin, isterseniz bu ganimeti muhacirlere bölüştüreyim ve sizden herhangi bir istekleri kalmasın evlerinizden çıksın ve kendi evlerini kursunlar, sizlere ihtiyacı kalmasın.’ Bizlere o dönem gibi yaşamak nasip oldu. Bu herkese nasip olmaz aslında. Bunun kıymetini bilmemiz gerekiyor. Peygamber Efendimiz’in (sas)döneminde yaşayan ensarların cevabını biliyor musun? Efendimize demişler ki: ‘Hem ganimeti onlara verin hem bizim malımızın yarısı veya 3’te biri onlarda dursun, hem de evlerimizde ortak otursunlar.’ Bizler ise maalesef ensar olamıyoruz. Bırakın elimizdekini paylaşmayı, yardım yapılacağı zaman bile kaçıyoruz.”

İsraf ettiklerimiz insanlığı doyurur

Toplumun belirli bir kesiminin duyarsızlığına veryansın eden Gözlükgiller, günlük harcamalardaki israfların bile milyonlarca insanın karnını doyurabileceğinin mesajını vererek, vatandaşlara şu çağrıyı yaptı: “Suriyeli muhacirlere para yardımı yapılacağı zaman bu para bizim diyoruz. Bunun bencilliği olmaz. Türkiye’de 75 milyon ekmeği israf etmesen birçok Suriyeli muhacirin ekmek ihtiyacı karşılanır. Keza yemeklerde aynı şekilde. Çok israf eden bir toplum olduğumuz için yardım etmek zor geliyor. Bunları israf etmek yerine Suriyeli kardeşlerimize yardım etsek belki de birçok sorunları çözülür.” 


“Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır."

 
 
Gönder
Facebook'da Beğen