Bulgaristan Türkleri asimilasyon eziyetini unutmadı

Bulgaristan’daki Türkler, komünist rejimin, 24 Aralık 1984 tarihinde Türk ve Müslümanları din, dil, örf ve adetlerinden men etmeye çalıştığı asimilasyonu, Belene toplama kampına kapatılmaları ve yarım milyona yakın insanın göçü ile sonuçlanan olayları unutmadı.

Bulgaristan Türkleri asimilasyon eziyetini unutmadı

Bulgaristan’da Türkler, komünist rejimin Müslüman ve Türkleri din, dil, örf ve adetlerinden men etmeye çalıştığı 24 Aralık 1984 tarihindeki asimilasyona karşı verilen mücadeleyi düzenledikleri etkinliklerle andı.

Siyasi geleneğini bugün ana muhalefetteki Bulgaristan Sosyalist Partisi’nin (BSP) sürdürdüğü eski Komünist Partisi (KP) döneminde Mleçino’ya yakın Gorno ve Dolno Prahovo (Tosçalı ve Amatlar), Başevo (Hallar) ve Çernigovo (Karamusollar) köylerinden 3 bini aşkın kişi, 1984 yılında bir araya gelerek, baskıcı rejime karşı protesto düzenlemişti. Bölgeye gelen polis güçleri halkı coplayarak dağıtırken, protestoların organizatörleri Belene toplama kampına sürülmüştü.

500 bin insan göçe zorlandı

Eski komünist rejiminin, nüfusunun yüzde 10’unu oluşturan Türk ve Müslümanlara karşı giriştiği asimilasyon kampanyasının 32. yıl dönümünde, verilen mücadelenin kahramanları anıldı. Ülkenin güneydoğusunda Kırcaali’ye yakın Ardino kentine bağlı Mleçino (Eğridere) köyünde, 24 Aralık 1984 tarihinde yaşanan komünist zulümleri bir kez daha hatırlayanlar gözyaşı döktü. Ülkede 1989 yılında kansız darbe ile devrilen tek partili rejimin 1984 yılında din, dil, örf ve adetlerinden men etmeye çalıştığı Türkler, Türkiye’ye yarım milyona yakın insanın göçü ile sonuçlanan asimilasyon kampanyasını unutmadıklarını ifade ettiler. Mleçino köy camisinde mevlit okunması ile başlayan anma törenin ardından havaya, barış sembolü olan güvercinler uçuruldu. Ardından Borovitsa ve Mleçino’dan öğrenciler 24 Aralık olaylarına adanmış şiir dinletisi sundular.

Türk partiler acıda bile birlik olamadılar

Bulgaristan'da faaliyet gösteren ve seçimlere ayrı ayrı giren iki Türk partisi DOST ve HÖH acıyı bile paylaşamadılar. Mleçino olayları ile ilgili Bulgaristan’daki Türk ve Müslümanların oylarına talip siyasi partiler ayrı ayrı etkinlikler düzenledi. Yeni kurulan Sorumluluk, Özgürlük ve Hoşgörü İçin Demokratlar (DOST) partisinin organizasyonundaki törende konuşan Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Genel Başkanı Zürfettin Hacıoğlu bundan 32 yıl önce başlatılan mücadelenin bugün yenilendiğini, Mleçinoluların başlattıkları bu hak arama mücadelesi için kendilerine teşekkürlerini sunduğunu belirtti.Filibe Konsolosu Murat Muhacıroğlu buradaki soydaşların verdikleri kahramanca direnişlerin hiç unutulmamasını, gelecek nesillere bunların aktarılması gerektiğini ifade etti. DOST Partisi Genel Başkanı Lütfi Mestan bu anma etkinliklerinin hiçbir partinin olmadığını, sadece Türklerin ve Müslümanların olduğunu ifade etti. Bulgarlaştırma sürecine karşı bu meydana gelerek tepkilerini veren halkımız asıl kahramanlarımızdır diyen Lütfi Mestan, “Er veya geç 24 Aralık Bulgaristan’daki tarih kitaplarına altın harflerle yazılacaktır” dedi.

HÖH ayrı bir etkinlik düzenledi

Anma töreni kapsamında ayrı bir etkinlik düzenleleyen, parlamentoda grubu olan Hak ve Özgürlükler Hareketi’nin (HÖH) Genel Başkanı Mustafa Karadayı da 1984 yılına dek Türklerin ve Müslümanların isimlerinin değiştirilmesinin birlik ve beraberliğin olmamasından dolayı meydana geldiğini söyledi. Geçmişin sağladığı deneyimden ders alınması gerektiğini belirten Karadayı, “Bugün de sadece birlik ve beraberlik içerisinde haklarımıza sahip çıkabiliriz“ dedi.

İşkence kampı Belene!

Asimilasyon politikalarının en sert şekilde uygulamaya koyan Bulgaristan hükümeti, asimilasyona direnen veye Bulgaristan'ı terk etmeyen Türkleri Belene kampına gönderdi. Kampa yerleştirilen kişiler; yargı kararları ile değil, keyfi uygulamalarla kampa yerleştirilmişlerdir. Kampa kapatılanlar Türkler; Türkçe konuşmak, sünnetli olmak, geleneklerini sürdürmekle suçlanıyorlardı. Kamp; Bulgaristan Türklerine, Türkiye'ye göçmeleri için baskı olarak kullanılıyor, göçmek istemeyen veya göçemeyenler kampa kapatılıyordu. Kampta Türklere uygulanan insan hakları ihlâlleri arasında dövme, tecavüz, psikolojik baskı gibi uygulamalar yer alıyordu.[3][4] Bulgarca isimleri kabul etmeyen Türkler de bu kampa hapsediliyorlardı.


“Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır."

 
 
Gönder
Facebook'da Beğen