Filistinli göçmenler evlerine dönene kadar


ABD’nin Kudüs’ün statüsünü değiştiren adımı geçiştirilebilir, birkaç ülkenin kınamasıyla savuşturulabilirdi. Trump’ın beklentisi belki de bu yöndeydi ancak işler öyle gitmedi. Önce Türkiye ciddi bir itiraz ortaya koydu sonrasında yüksek düzeyli aksiyon… Ve konu BMGK ve BM genel kuruluna kadar taşındı. Dolayısıyla Türkiye dünya ülkelerini pozisyon almaya itti.

Türkiye katalizör oldu.

Türkiye öncü oldu.

Türkiye mazlumların gözünü çevirdiği ülkeyken şimdi bu duygu daha da pekişti.

Şimdi Kudüs gündemiyle birlikte birkaç analizi sıralayalım…

FİLİSTİNLİ GÖÇMENLER

1-Cumhurbaşkanı Erdoğan dünya kamuoyunda Kudüs gündeminin ilk sırayı almasını fırsat bilerek söylemi ve perspektifi geniş tuttu. Erdoğan açıklamalarında Filistinli mültecilerden bahsetti. Evlerinden sürülmüş milyonlarca Filistinli var. Ürdün başta olmak üzere farklı ülkelere göç ettirilmiş bu insanların akıbeti hakkında hiç konuşuyor muyuz acaba?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistinli göçmenler evlerine dönene kadar mücadelemiz sürecek” dedi.

KUDÜS’Ü ZİYARET VE TURİZM

2- Kudüs gündemiyle birlikte Türkiye’den Kudüs’e giden turist sayısında artış oldu. Kudüs’ü ziyaret eden yıllık turist sayısına bakıldığında Hıristiyanlarla Müslümanlar arasında kıyas kabul etmez bir aralık var. Hıristiyan turistlerin sayısı milyonlarla ifade edilirken Müslümanlar yüz binlerde kalıyor. Müslümanlar hacca gitmek gibi Kudüs’e gitmeyi görev bilmeli. Kudüs’ü ve Filistinli kardeşlerimizi yalnız bırakmamalıyız.

BOSNA NE YAPTI?

3-BM genel kurulundaki oylamada çekimser oy kullanan ülkeler arasında Bosna da vardı. Bu durum Türkiye kamuoyunda şaşkınlıkla karşılanırken sonrasında Bakir İzzetbegoviç’ten gelen açıklamayla konu anlaşıldı. İzzetbegoviç, ‘Evet’ oyu verilmesi yönünde öneri sunduğunu ancak diğer iki üyenin çekimser kalma kararıyla Bosna’nın böyle bir pozisyon almak zorunda kaldığını açıkladı.

Bu durumda ‘yönetememe’ üzerine kurulu Bosna sistemini konuşmalıyız. Bosna’nın aldığı kararı değil, Bosnalılar’ın iradesini işlevsizleştiren bürokrasiyi tartışmamız gerekli. Bosna’da geçerli sistemde Sırp, Hırvat ve Boşnak üç cumhurbaşkanı ülkeyi dönüşümlü olarak yönetiyorlar ya da dışarıdan öyle görünüyor. Allah, Boşnak kardeşlerimizin yardımcısı olsun. 

MÜSLÜMANLAR İLK DEFA OYUN DIŞINA ÇIKTI

4-Son yüz yıla baktığımızda ilk defa batının Ortadoğu’da Müslümanları Sünni-Şii, Türk-Kürt, Arap-Fars diye bölük bölük yapıp çatıştırma planları ve bölgeyi asla buluşturmama-birleştirmeme tuzakları boşa çıkmıştır. İslam İşbirliği Teşkilatı ilk defa misyonunun gereğini yapmıştır.

ABD’NİN SON BOŞ SALVOLARI

5- Katar krizinde Türkiye ve İran’ın Katar’a ambargoyu bozan tavrı ve sonrasındaki gelişmeler,

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin sözde bağımsızlık çıkışının Türkiye-İran ve Irak üçgeninde etkisizleştirilmesi,

 Kudüs’ün statüsünü Müslümanların aleyhine değiştirmeyi amaçlayan adıma Türkiye’nin öncülüğünde karşı koyulması,

ABD’nin bölgeye dair son salvolarının boşa çıktığını göstermektedir.

ABD YALNIZ KALDI

6-Türkiye Kudüs için diplomasi yaparken İslam ülkeleri, Latin Amerika, Asya, Uzak doğu, Afrika ülkeleri tüm dünyayı adeta avucunun içine aldı.

Türkiye ortaya koyduğu etik-hak ve adalet temelinde kuşatıcı bir perspektif çizdi. Bu kapsamda İİT ve BM’nin birbirine yakın duruşu ise dikkat çekti.

Yalnız kalan ABD ise umarım ‘güçlü olmanın haklı olmak’ olmadığını anlamıştır.

 



“Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır."

 
 
Gönder

Facebook'da Beğen