Kripto kelimesinden başlayalım mı?


Kripto; içerik itibariyle gizlilik taşıyan belge, siyasi inancını gizleyen kimse, gizli, görünmez ve gözükmeyen anlamına gelse de son yıllarda özellikle teknolojik cihazların yazılımlarındaki şifrelemelerde yaygın olarak kullanılan bir kelime konumundadır. Sosyal anlamda ise 1492’de İspanya’dan kovulan Yahudiler’in farklı dinlerden olanları için kullanılmıştır. Bu kelimenin tarihçesini Yahudilerden başlatırsak belki bir kitap yazılabilir ama biz kendi meselemize dönelim. Bu ülkede şu an kripto kelimesi moda olarak güncel konularda yorum yapılırken geçerli bir kelime olarak mı kullanılıyor; yoksa ciddiyetten daha da öte ortada gelecek adına tehlike arz eden bir durumun tek kelimelik tanımı olarak mı algılanıyor?

Kripto kelimesi bilindiği gibi günümüzde daha çok FETÖ’nün tespit edilemeyen üyeleri için kullanılan bir kelime. Paralel elemanların bazıları kontrol edilemez seviyedeyken 15 Temmuz’da sırları ifşa oldu desek yanlış olmaz. OHAL çerçevesince saldırı büyük oranda püskürtülmesine rağmen toplumun büyük kesiminde üst düzey FETÖ üyelerinin gizlendiklerine (kripto) dair kanaatlerin oluşması ise hala büyük bir sorun olarak ortada duruyor. Gizlenen FETÖ üyelerinin neden tespit edilemediği ise halk arasında ciddi bir tartışma konusu. Gizlenen bu (kripto FETÖ’cüler) FETÖ üyelerinin teşhis ve tespit edilerek hukuk karşısına çıkarılmasının önemesi ise tartışılmaz bir durumda.

 Zaman gösterdi ki; paralel yapı, cemaat içine gömülü otonom yapı olmaktan ziyade Gladyo’nun FETÖ olarak görünen ve FETÖ’den daha derin, ‘üst aklın’ kullandığı, ‘haçlılardan zarar gelmez’ diyecek kadar casusluk içinde olan bir yapıdır. Yıllardır; bir gün mutlaka iktidarın ele geçirileceğini düşünen ve bunun için her türlü kılığa giren (kripto) elemanlardan oluşturulmuş hücre sistemiyle çalışan ve bu hücre elemanlarının pişmanlıklarına asla inanılmaması gereken Türk tarihinin gördüğü en büyük tehlikeli yapıdır.

15 Temmuz öncesi FETÖ elemanlarının bir darbe girişiminde bulunabileceğine olan inanç ne kadar azdıysa şimdilerde tam tersi olarak kripto elemanların varlığına olan inanç o kadar da fazladır. 15 Temmuz öncesinde FETÖ ile mücadele eden bazı kişiler, 15 Temmuz sonrasında yine bu kripto FETÖ elemanlarca enteresan uygulamalara maruz kalmış, etkisizleştirilmiş ve türlü iftiralarla tasfiye edilmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘at ve it’ izlerinden bahsi bu sebepledir. Unutulmamalıdır ki bu kripto FETÖ elemanları özellikle kamuda etkisizleştirilemez ise milletin başını ağrıtmaya devam edecek ve 2019 seçimlerinin galibi olmak için elinden gelen her şeyi yapacaklardır.

 Bir kişinin ‘paralelci’ olduğunu belirleyen unsurlar varken ‘kripto paralel’ eleman olup olmadığına dair tespit, teşhis ve analiz noktasında ciddi eksiklikler bulunduğunu söyleyebiliriz. Bu ülke insanı, olaylar gerçekleştikten sonra tespit, analiz ve yorumlar noktasında doğru görüş ve fikirler üretebiliyorken olaylar olmadan önce önleme ve sorunları çözme aşamasında başarılı olma konusunda sorun yaşamaktadır. Sonraki yazımız; mikro politik açıdan kripto FETÖ elemanlarının teşhis, tespit ve hukuk karşısına çıkarılmasının nasıl olacağını dair analiz içerecektir. Bu analiz, şablon olarak kullanıldığında kripto elemanların kamuda rahatça tespit edilebilmesi gerçekleşecektir diyebiliriz.

Kripto elemanların kamuda nasıl tespit edilebileceğine dair bilgileri bir sonraki yazımızda ele alacağız, görüşmek üzere inşallah…



“Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır."

 
 
Gönder

Facebook'da Beğen