Küçük Şeytanlar, sofrayı hazır etti; Büyük şeytan buyurdu!


Suriye iç savaşı başta olmak üzere, bölgede yaşanan tüm çatışmalar, İngilizlerin bir asır sonra bölge haritasını, Büyük İsrail hedefine uygun olarak yeniden çizebilmeleri için demografik yapıyı değiştirmeye; yeni harita için müsait hale getirmek için tezgâhladıkları tiyatro savaşlardır.

'Tiyatro Savaş' derken tabi ki ölümleri, yıkımları, zulümleri ve acıları yok sayma, hafife alma anlamında söylemiyorum.

Sahada savaşan İran, PKK, Esed, DAEŞ, Hizbullah, Rusya ve ABD arasında bir ittifakın veya menfaat ortaklığının olduğunu ve hepsinin riayet ettiği bir planın, bir üst aklın olduğunu iddia ediyorum.

Kısaca demem o ki; Ateşkes anlaşmasını ABD ve RUSYA'nın imzaladığı bir savaşın, sahası bizim coğrafyamız ve ölenleri bizim evlatlarımız diye, savaş bizimdir anlamına gelmez.

Evet, ölenler biziz, yıkılan bizim şehirlerimiz, zulme maruz kalan bizim kardeşlerimiz, acıyan bizim canımız, belki savaşan da biziz ama bu savaş asla ve asla bizim değil.

Sonuç olarak;

1- Irak'ın en büyük petrol kenti ve Ehli Sünnet Kürt/Arap/Türk nüfusun yaşadığı Musul'u, tek kurşun sıkmadan DAEŞ terör örgütüne teslim eden/ettiren, DAEŞ'in tamamen yerleşmesi için yıllarca Musul'a operasyon yapmayan/yaptırmayan...

Sıra operasyon yapmaya gelince de askerleri, Ehli Sünnet olan Türkiye ve Kürdistan askerlerinin operasyona katılmasına müsaade etmeyen...

Operasyonu vahşi Şii milislerden müteşekkil Haşdi Şabi çeteleri ve PKK'ya yaptıran güç/akıl kim ise, amacı orada ki Ehli Sünnet nüfusu katliamlarla bitirmek ve/veya zorla göç ettirip, yerlerine Şii nüfus yerleştirip, Musul'un demografik yapısını değiştirmek ve çizilecek yeni haritaya müsait hale getirmektir.

2- Suriye'nin en büyük petrol kenti ve Ehli Sünnet nüfusun yaşadığı Rakka kentini, tek kurşun sıkmadan DAEŞ terör örgütüne teslim eden ve yıllardır oraya operasyon yapmayan/yaptırmayan oradan çıkan petrolleri de DAEŞ'ten satın alıp, Esed bölgesinden rahatlıkla geçirip limanlara getirebilen...

Türkiye Ordusu DAEŞ'e operasyon için Rakka'ya yönelince de hemen telaş ile PKK'ya DSG denilen ucube bir üniforma giydirip, Esed ordusu ile birlikte cepheye süren güç/akıl kimse amacı Rakka'nın demografik yapısını değiştirmektir.

3- Kobani'de 110 gün PKK’yla savaşıp, 1 ay sonra Tel Abyad'ı tek kurşun sıkmadan PKK'ya teslim eden DAEŞ'e, Minbiç'i 3 günde PKK'ya devredip, El-Bap'da aylarca TSK'ya direnen DAEŞ'in sahibi olan güç/akıl kim ise tek amacı bu coğrafyayı yeniden dizayn etmektir.

4- "Rojava Devrimi" sloganı ve Bağımsızlık yaygarası ile yola çıkıp, binlerce Kürt gencini öldürttükten sonra; önce Federasyon sonra Özerkliğe evrilen sonra da "Esed ile Demokratik Suriye" yatağına girip DSG adını alarak "Kuzey Suriye" söylemine dönen, YPG/PKK'nın sahibi hangi güç/akıl ise tek amacı bu coğrafyanın demografik yapısını değiştirmektir.

5- Irak'ı 3 günde yerle yeksan edip, işgal etmeye muktedir olan ama Kobani gibi küçücük bir ilçede havadan ve karadan saldırarak DAEŞ'i ancak 110 günde ilçenin yarısından çıkarabilen(!) ABD, bizim aklımızla alay ediyor!

Özetle;

Kürt köyünü DAEŞ'e veriyorlar, DAEŞ orAdaki Kürtleri öldürüyor veya kovuyor sonra köyü DAEŞ'ten alıp "Özgürleştirme" sloganıyla Esed'e veriyorlar; o da getirip Şii Arapları yerleştiriyor.

Arap köyünü DAEŞ'e veriyorlar, sonra PKK gidip o köyü özgürleştiriyor(!) ve orada ki Arapları öldürüp/kovup yerine kendi adamlarını yerleştiriyor.

Türk köyünü DAEŞ'e veriyorlar, sonra PKK gidip o köyü özgürleştiriyor(!) ve orada ki Türkleri yurtlarından edip, köye Türk solu terör örgütleri için, eğitim kampı kuruyorlar.

DAEŞ üzerinden, Türkmen köyünü Kürtleştiriyorlar, Kürt köyünü Araplaştırıyorlar, Sünni köyünü Şiileştiriyorlar.

Bir şehri önce DAEŞ'e verip, her türlü saldırı için meşru hedef yapıyorlar, sonra da istediklerine "Özgürleştirme" kılıfıyla teslim edip dönüştürüyorlar.

Sahadaki küçük şeytanlar kendilerine verilen rolü oynuyor ve büyük şeytan için ortamı/sofrayı hazırlıyorlar...

Nihayetinde gelinen noktada demek ki küçük şeytanlar artık sofrayı hazırladı ki; Davetiye için önce küçük şeytanlardan biri İdlib'e kimyasal bomba atıp vahşi bir katliam yaptı sonra da Büyük Şeytan ABD, yine çocukların ölmesini önleme(!) bahanesiyle kendisi için hazırlanan Suriye sofrasına buyurdu....

ABD'nin 59 Tomahawk füzesi ile vurduğunu iddia ettiği Şayrat havaalanından 24 saat sonra, rejim uçaklarının Humus'u vurmak üzere kalkabilmesi bile bize ne olduğunu anlamamız için yeterli bir delil değil mi?

Selam ve dua ile...



“Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır."

 
 
Gönder

Facebook'da Beğen